|
|
||
| iriş ve Önsöz | ||
Hz. Peygamber’den Gençlere 50 Nasihat - Muhammed Ali Kutup50 Nasihaten nebeviyyeten min er-resûli (s.a.v.) li’t-tıfli’l-müslimHz. Peygamber’in öğütlerinden gençler için seçilmiş elli nasihati edebî öz bir yorumla bir araya getiren “Hz. Peygamber’den Gençlere 50 Nasihat”, okuyucusundan hak ettiği ilgiyi görmeye devam ediyor. Elinizdeki bu üçüncü baskı, bu ilginin somut göstergesidir. Okuyucu bu kitaba, dolayısıyla içeriğine verdiği önem ve değeri, sadece onu edinmekle göstermemiştir. “Hz. Peygamber’den Gençlere 50 Nasihat”, başta gençlik olmak üzere toplumun tüm kesimleri için kıymetli bir el kitabı olmuştur. Bireyler olduğu kadar grup eğitimlerinde de bu kitap ısrarla kullanılmıştır. Sadece yurt içinde değil, aynı zamanda yurt dışında yaşayan gurbetçi aileler tarafından da aranan bir kitap haline gelmiştir. Kitabın bu yeni baskısında, yayın teknolojileri ve düşünce dünyasında yaşanan gelişmelere uygun olarak birtakım düzenlemeler yapılmıştır. Görsel biçimde, gözün yorulmadan, uzun süre, rahatlıkla okunmasına; anlatımda da okuma zevkini kesen imla ve anlam bozukluklarının giderilmesine yönelik düzenlemeler de bulunulmuştur. Okuyucunun, kitabı bu yeni baskısıyla daha çok beğeneceğini umuyoruz. Hz. Peygamber’e (s.a.v.) yakın olabilmek dileğiyle... Önsöz Hiç şüphesiz hamd Allah’a mahsustur. Allah’a hamd eder, O’na şükrederiz. O’na tevbe eder, O’ndan bizi bağışlamasını niyaz ederiz. Nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülüklerinden O’na sığınırız. Allah’ın hidayete erdirdiğini saptıracak yoktur. Allah’ın saptırdığını da hiç kimse hidayete erdiremez. Şahitlik ederiz ki Allah’tan başka ilah yoktur. O tektir, ortağı yoktur. Ve yine şahitlik ederiz ki Muhammed (s.a.v.) O’nun kulu ve elçisidir. Resûl (s.a.v.) elçilik görevini yapmış, emaneti yerine getirmiş ve ümmete gereken nasihatte bulunmuştur. Allah’ın salat ve selâmı kıyamete kadar sürekli olarak O’nun (s.a.v.) ve temiz ailesinin, seçkin sahâbesinin üzerine olsun. Allah Resûlü’nün (s.a.v.) çeşitli münasebetlerle şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Ben ancak eğitici ve ilim öğretici olarak gönderildim.”[1] “Ben velisi olmayanın velisiyim.”[2] Bir keresinde de işaret parmağı ile orta parmağını göstererek şöyle buyurmuştu: “Ben ve yetime kefil olan (onun bakım, beslenme ve işlerinin yürütülmesini üzerine alan) şu iki parmak gibiyiz.”[3] Allah Resûlü’nün (s.a.v.) eğitmesi, öğretmesi, veli ve kefil olması gözetme, sevgi ve şefkatinin kusursuz göstergesi ve hidayetin kaynağıdır. Bu prensipleri sadece saymış olmakla yetinmiyor; bilakis bunları hayatın çeşitli alanlarına da aktarıyoruz. Zira Allah Resûlü’nün (s.a.v.) yaşantısının bizim için bir kandil ve aynı şekilde harflerinden hikmetler fışkıran mübarek sözlerinin de örtüleri kaldıran, karanlıkları yok eden ve, dosdoğru yola ileten aydınlık nurlar olmasını istiyoruz. Geleceğin nesli ve müslüman ümmetin ümidi olan çocuklarımız, iyi ile kötüyü ayırt edip insanı sürekli iyiye yönelten akıl ve düşünüşe dayalı bir oluşuma ve ahlâka ne kadar muhtaçlar. Halbuki hayat yolculuğu ancak bu oluşum ve gidişat ile disiplin altına alınabilir ve donmuşluk, gerikalmışlık ve başarısızlıkların esaretinden kurtulabilir. Muhammedî kriter ve ölçüler doğrultusunda ümmetimizin çocuklarından hiç olmazsa bir nesil oluşturmaya kendimizi vakfettiğimizde aşırı hayalci davrandığımızı sanmıyorum. Öyle bir nesil ki; sağlam, köklü bir taban olmak için aktif bir maya olsun. Kan taşıyan damarları ümmetin bedenine yayılsın, arzulanan biçimlenme sürecinde ilerlesin ve temele insin. Mekke ve Medine’deki ilk müslümanların yaşlarına baktığımızda, tereddütsüz olarak ezici çoğunluğun gençlerden oluştuğunu görürüz. Gençler tevhid dini İslam’ı kabul etmede ihtiyarları gerilerde bırakıyordu. Hz. Peygamber de gençlerle daha yoğun ve ağırlıklı olarak ilgileniyordu. Son olarak... Hadislerin seçim ve yorumlanmasında isabet etmiş olmayı Allah’tan umuyorum. Yine Allah’tan niyazım odur ki, yaptığım işten dolayı beni en güzel biçimde mükafatlandırsın. Hiç şüphesiz O çok cömert, çok ihsan sahibidir. Âlemlerin Rabbi Allah’a hamd olsun.. Muhammed Ali Kutup Sayda, 1/11/1983 Başlarken Sevgili genç erkek ve genç kız... Siz ikiniz birlikte bu araştırmanın hedefini ve konusunu oluşturmaktasınız. Ben, kız ve erkek arasında hiçbir ayırım yapmıyor... Cinsiyet olarak da birini diğerine üstün tutmuyorum. Yüklendiği sorumluluk ve yüklendiği misyondan dolayı bazılarınız nasihate daha çok ihtiyaç duyuyor olabilirsiniz. Çocukluk, kavrama ve duyumsama çağının başlangıcı, eşiğidir. Başlangıç sağlıklı ve hareket çizgisi de açık olunca ayaklarınızın sürçüp kaymasından ve hayal kırıklığına uğramaktan emin olursunuz. En büyük idealinizi de elde edersiniz. Sizinle ve sizin sayenizde arzulanan nesil meydana gelir. Sevgili gençler... Eğer nasihatleri tek tek saymaya ve onları başlıklar altında toplamaya kalkışsaydım bu iş benim gücümü aşardı. Zira Hz. Peygamber’in (s.a.v.) tavsiyeleri, istatiksel sayımları aşan özelliklere sahiptir. Bu özellikler anlam ve ibret bakımından bu istatiksel çalışmaların çok üstündedir. Hal böyle iken Hz. Peygamber’in (s.a.v.) tavsiyelerini nasıl sayıya dökebilir ve istatiksel çalışmaya tabi tutabilirdim?! Aynı şekilde, bir hususu daha eklemek istiyorum. Sizlere söz söylemek, aklı ve vicdanı, düşünce ve duyguyu da birlikte ele almayı gerektiriyor. Küçük yaşlarda çevresel ve eğitsel birtakım faktörlerin etkisi altında kendilerine nasihat edilen çocuklar, nasihati kavramakta, öğüt almakta ve bu öğütten etkilenmektedirler. Bunu yapmamış insan da, eğer henüz vicdan elden çıkmamış ve insanı yanıltmayan selim his de ona ihanet etmemişse, zaman kaybetmeden peygamberî irşaddaki edep, incelik, nezaket, yüce gaye ve asil hedefle etkileşime geçsin. Maksadı en güzel biçimde anlamanızı, en derin biçimiyle etkilenmenizi ve dosdoğru yola (sırat-ı müstakime) girip devam etmenizi Allah’tan niyaz ediyorum. Evvelde ve ahirde size selâm olsun. |
||