 |
Sitemizde kim var? |
 |
|
Şu an sitede, 2 ziyaretçi ve 0 üye bulunuyor.
Henüz üye değilseniz, Buraya tıklayarak ücretsiz kayıt olabilirsiniz.
|
|
|
 |
 |
Login |
 |
|
|
Hala hesabınız yok mu? Hemen açabilirsiniz. Kayıtlı bir kullanıcı olarak tema yönetici, yorum ayarları ve isminizle yorum gönderme gibi avantajlara sahip olacaksınız.
|
|
|
 |
| |
Sonsuz Nur: Hasretini Çektiğimiz İnsan
Gönderen: resulum Tarih: 15.05.2009 Saat: 21:53 (36 okuma)
Milletimin imanını selâmette görürsem,
Cehennemin alevleri içinde yanmaya razıyım;
çünkü vücûdum yanarken, gönlüm gülgülistan olur.
(B.)
Yıllaryılı bizi kurtaracak insanın hasretini çekip durduk.. yaramızı saracak, derdimize derman olacak insanın hasretini... Hele havanın iyiden iyiye karardığı ve yolların karmaşıklaşdığı günümüzde, O, bizim için hava oldu; ziya oldu; âb-ı hayat (1) oldu. Vaslına erme ümidini yitirecek hâle gelsek bile, yine O “mahbub u muntazar”ı (2) herkese soracak ve her yerde O’nun türküsünü söyleyeceğiz.
(Devamı... | 4104 byte kaldı | Sonsuz Nur | Puan: 0)
|
|
Sonsuz Nur: ÜMİT
Gönderen: resulum Tarih: 15.05.2009 Saat: 21:34 (40 okuma)
Büyük ve ciddî istihâleler arefesinde bulunuyoruz. Toplum sancı sancı üstüne kıvranıp duruyor ve yeni birşeyler doğurma eşiğinde... Yıllar yılı binbir paradoksla kendine has çizgiden uzaklaşmış yığınlar, gelecek hakkında oldukça endişeli ve ümitsiz. Yürekler dermansız.. zihinler fakir.. ilhamlar sevimsiz...
Ruh dünyası böylesine sarsık ve istikbâli iç içe kaos, canı dudağında perişan kitleler, dizlerine derman, yüreklerine fer bekliyorlar. Kendisinden hayat ve saadet umduğu havârisini, iman ve ümit mesajlarıyla karşısında bulması, onun için en hayatî bir mevzudur.
(Devamı... | 5311 byte kaldı | Sonsuz Nur | Puan: 0)
|
|
Risale-i Nur: HELAL DAİRESİ
Gönderen: resulum Tarih: 22.01.2009 Saat: 22:46 (169 okuma)
Bir balık, bitkilerden ve cansızlardan farklı olarak, dilediği yöne doğru hareket etme hürriyetine sahip. Ama bu hürriyet, deniz ile sınırlı. Ondan dışarı çıkması yasaklanmış. Karalar, ormanlar onun için yasak bölge. Tilkilerle, aslanlarla arkadaşlık etmesi, sanki, haram kılınmış. O, denizde yaşayacak ve ömrünü diğer balıklarla geçirecektir.
İnsanın denizi de "helâl dairesi" dir.
(Devamı... | 3094 byte kaldı | Risale-i Nur | Puan: 0)
|
|
Risale-i Nur: “Muhabbet, şu kâinatın bir sebeb-i vücududur.” cümlesini açıklar mıs
Gönderen: resulum Tarih: 22.01.2009 Saat: 22:36 (188 okuma)
“Muhabbet, şu kâinatın bir sebeb-i vücududur.” cümlesini açıklar mısınız?
Bu hadîs-i kutsî Türkçeye tercüme edildiğinde, “bilinmeye muhabbet ettim,” yerine çoğu zaman, “bilinmek istedim,” denildiğini görüyoruz. Belki böylesi Türkçeye daha uygun düşebilir, ama bu ikinci tercümede Üstadın dikkat çektiği ince hakikat biraz gizli kalıyor. “Bilinmek istedim,” ifadesinde, “muhabbet”ten çok, “irade” mânâsı hâkim görünüyor. Yine Nur Külliyatında, “her cemâl ve kemâl sahibi kendi cemâl ve kemâlini görmek ve göstermek ister,” buyruluyor. Bu iki cümle birlikte düşünüldüğünde hadîs-i kutsînin mânâsı daha iyi anlaşılıyor.
(Devamı... | 1918 byte kaldı | Risale-i Nur | Puan: 0)
|
|
Sonsuz Nur:
Gönderen: resulum Tarih: 04.03.2008 Saat: 23:28 (478 okuma)
Gençler Efendimiz (sav) den elli nasihatı öğrenmek ister misiniz?
(Devamı... | 199 byte kaldı | Sonsuz Nur | Puan: 0)
|
|
Fıkıh:
Gönderen: resulum Tarih: 04.03.2008 Saat: 23:19 (578 okuma)
NAMAZIN KILINIŞI ,NAMAZDA TÜRKÇE DUA EDİLİR Mİ?
(Devamı... | 11506 byte kaldı | Fıkıh | Puan: 0)
|
|
Fıkıh: SORU
Gönderen: resulum Tarih: 04.03.2008 Saat: 23:10 (514 okuma)
Namazı hafife almak ne demektir?
(Devamı... | 2294 byte kaldı | Fıkıh | Puan: 5)
|
|
Sonsuz Nur: Efendimiz(sav) Hanımlarına Verdiği Değer
Gönderen: resulum Tarih: 30.10.2007 Saat: 23:00 (659 okuma)
Allah Rasûlü’nün kadına verdiği değer, ne o güne kadar ne de o günden sonra cihanda eşi görülmedik bir seviyede idi. O bir gece kalkıp hanımlarından birinin hatırını sorsa, hemen diğer hanımlarını da dolaşır, onların da hatırını sorardı. Davranış bakımından hiçbirini diğerine tercih eder görünmezdi. Herkes gibi, hanımları da, kendilerini Allah Resûlü nezdinde en sevgili sanırdı. Bu da O’nun eşsiz mürüvvetinden kaynaklanıyordu. Ancak kalbî temayüllere hiçbir insanın hakim olması söz konusu edilemeyeceği gibi, bu “teklif-i mâ lâ yütak” O’ndan da beklenmemeliydi. O’nun için Allah Rasûlü, elinden gelmeyen bu kalbî temayüllerinden de Cenâb-ı Hakk’a istiğfarda bulunuyor ve şöyle diyordu: “Farkına varmadan, birini diğerlerinden çok sevebilirim, bu da bir haksızlık olur. Onun için ey Rabbim! Elimden gelmeyen bu hususta Senin Rahmetine sığınıyorum...”
(Devamı... | 4196 byte kaldı | Sonsuz Nur | Puan: 5)
|
|
Sonsuz Nur: Efendimizin Anne Şefkati Altında Yetişmeleri
Gönderen: resulum Tarih: 10.10.2007 Saat: 10:23 (634 okuma)
Peygamberlerin hayatlarına bakıldığında
onların pek çoğunun babalarının, annelerinden önce öldükleri, bu sebeple
annelerinin himayesinde büyüdükleri görülür: Meselâ, Hz. Musa’nın babası,
annesinden önce vefat etmiştir.. ve O, annesinin himayesinde büyümüş bir
yetimdir. Hz. Mesih’in babası zaten hiç yoktur. Çünkü o, bir mucize olarak
babasız dünyaya gelmiştir. O yüce annesi ona hem annelik hem de babalık
yapmıştır. Efendimiz’in de (sav) daha dünyaya teşrif etmeden babası vefat etmiş
ve O’nu yetim bırakmıştır. Burada, bu ulü’l–azm peygamberlerin hemen hepsinin
anne himayesi, anne idaresi, anne terbiyesi ve anne gözetimi altında
büyümelerinin önemi ortaya çıkmaktadır ki, böyle bir konu üzerinde durulması
gerekir diye düşünüyorum.
(Devamı... | 911 byte kaldı | Sonsuz Nur | Puan: 0)
|
|
| |
 |
Risaleden Damlalar |
 |
|

BİRİNCİ REŞHA: Arkadaş! Hâlıkımızı tarif eden, pek büyük bir şahsiyet-i mâneviyeye mâlik, burhan-ı nâtık dediğimiz, "Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm kimdir?" diye yapılan suale cevaben deriz ki:
Hazret-i Muhammed (a.s.m.) öyle bir zattır ki, azamet-i mâneviyesinden dolayı sath-ı arz, o zatın mescid-i aksâsıdır. Mekke-i Mükerreme onun mihrabı, Medine-i Münevvere onun minber-i fazl-ı kemalidir. Cemaat-ı mü'minîne en son ve en âli imam ve nev-i beşerin hatîb-i şehîridir; saadet düsturlarını beyan ediyor. Ve bütün enbiyânın reisidir; onları tezkiye ve tasdik ediyor. Çünkü, dini bütün dinlerin esasatına câmidir. Ve bütün evliyânın başıdır; şems-i risaletiyle onları terbiye ve tenvir ediyor.
O zat (a.s.m.) öyle bir kutup ve nokta-i merkeziyedir ki, onun halka-i zikrinde bulunan bütün enbiyâ-i ahyâr, ebrâr-ı sâdıkîn onun gelmesine müttefik ve kelâm-ı nutkuyla nâtıktırlar. Ve öyle bir şecere-i nuraniyedir ki, damar ve kökleri, enbiyânın esasat-ı semâviyesidir. Dal ve budakları, evliyânın maarif-i ilhamiyesidir.
Bu itibarla, herhangi bir dâvâyı iddia etmişse, bütün enbiyâ mucizelerine istinaden ve bütün evliyâ kerametlerine müsteniden ona şehadet etmişlerdir. Evet, bütün dâvâlarının tasdiklerini iş'âr eden, bütün kâmillerin hâtem ve mühürleri vardır. Ezcümle:
O zatın (a.s.m.) dâvâlarından biri tevhiddir. Bu dâvâyı tasrih ve ifade eden Lâ ilâhe illâllah kelime-i mübârekesidir.
 |
|
|
|
 |
 |
Resulum.Net grubuna |
 |
|
|
| Resulum.Net grubuna kayıt ol |
| |
|
|
|
 |
|